Bugün artık donanım yatırımlarının servise dönüştüğü, servisin ise bulut bilişim dünyasına kaydığı bir süreci yaşıyoruz. Bulut teknolojisinin sağladığı olanaklar, tam bir devrim niteliğinde. Sanallaştırma teknolojisi hayatımıza girmeden önce yapılan araştırmalardan, her 10 fiziksel sunucudan 3’ünün %4’ün altında bir verimlilikle çalıştığını biliyorduk. Yani %30’luk bir atıl kaynağı teknolojik engeller sebebiyle işletmek zorundaydık. Sanallaştırma teknolojisi hayatımıza girdikten sonra bile çoğu işletmemizin altyapısının %50’sini verimli kullanabildiğini gözlemliyoruz.
Kısıtlar Teorisi (Theory of Constraints- TOC); zincir, en zayıf halkası kadar sağlamdır deyişi ile paralel düşünce şekli sunuyor. Herhangi bir sistemin hedefine ulaşmasına engelleyen sorunların tespiti ve bu sorunların ortadan kaldırılması esasını öngörür. Yani bu teoriye göre iyileştirmenin yapılabileceği alanlarda kısıtların veya bu kısıtlara sebep olan faktörlerin kaldırılması başarıyı getirir.
Bulut bilişim son dönemde en çok konuşulan konulardan birisi oldu. Duymayan kalmamıştır diye düşünüyorum. Yıllar önce ilk tanıtımları hatırlıyorum, mucize gibi geliyordu. Altı yedi yıl önce artık bilgisayara gerek kalmayacak, tüm yazılımlar herhangi bir terminalde çalışabilecek, tüm belgelere istenilen her yerden ulaşılabilecek dendiğinde inanamıyorduk. Şu anda ise bize sundukları ile yetinmek zorunda kaldığımızı hissediyoruz.
Uluslararası çevre örgütü Greenpeace’in 2010 Mart’ında yayınladığı “Bilişimi Yeşertmek-Bulut Bilişim ve İklim Değişikliğine Katkısı Raporu”, gelecek hakkında “yeşil”den ziyade “gri” renkleri düşündürüyordu. 2012 Nisan’ında yayınladığı raporda ise şunu soruyor: “Bulutunuz Ne Kadar Yeşil?” Bulut bilişimcilerin, muazzam enerji ihtiyaçlarını daha ucuza sağlamak amacıyla nükleer ve kömür kaynaklı enerjiyi tercih etmeye başladıklarını öğreniyoruz.
Bu yıl 18.kez düzenlenen ICCI Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı’na sponsor olarak destek veren Siemens, şehirlerin enerji verimliliğine katkıda bulunacak yeni çözümlerini tanıttı.
Bu yıl dağıtılacak olan lisanslarla Türkiye’nin güneş enerjisinden faydalanma yolculuğu başlıyor. Siemens, sahip olduğu küresel tecrübeyi Türkiye’deki yatırımcıların kullanımına sunmaya hazırlanıyor.
Bina Teknolojileri bölümüyle binaların şehre olan etkisini yönetme olanağı sunan Siemens, Gamma ailesi ürünleriyle, yüzlerce odalı yüksek binalarda enerji verimliliği sağlıyor.
SAP sistemlerinin yönetimi konusunda Türkiye’nin en bilinen ve en başarılı teknolojik şirketlerinden biri olan Basistek, tüm SAP kullanıcılarına Oracle Exadata’yı öneriyor.
Oracle’ın geliştirdiği üstün teknolojiler, hastane bilgi sistemlerinin yüksek performansla, sürekli ve kesintisiz bir şekilde çalışmasını sağlamaktadır. Ayrıca her türlü veri kaybına karşı gerekli önlemleri alarak, felaket yönetimi konusunda da benzersiz özellikler sunmaktadır.
Siemens, Güriş Holding’in iştiraki Mogan Enerji Yatırım Holding için Afyonkarahisar’ın Dinar ilçesinde yeni bir rüzgar santrali kuruyor.