Hacettepe ve Atılım Üniversitesi mühendislerinin ortak çalışmasıyla, beynin şifrelerinin çözümüne bir adım daha yaklaşıldı. Türk mühendislerin büyük oranda yerli kaynaklarla geliştirdiği sistem, beynin elektriksel işlemlerinin x, y, z koordinatlarını milimetrik olarak hesaplayabiliyor.
Dünyayı korkutan mikrop ve virüslere bir yenisi daha eklendi. Bu kez de NDM-1 adlı mikrobun içine sızdığı bakterileri en güçlü antibiyotiklere karşı dirençli hale getirdiği belirlendi. Araştırmacılar, küresel salgın uyarısında bulunuyor. Uzmanlar, en güçlü antibiyotiklere karşı bile dirençli olan yeni bir süpermikrobun İngiltere'de hastanelere girdiği uyarısında bulundu.
Herkesin bildiği gibi kaliteli uyku günümüzde sağlıklı kalabilmemiz için en önemli gereksinimlerimizin başında yer alıyor. Ancak şehir hayatı ve trafik gürültüsü gibi etkenler uykumuzun bölünmesine sebep olabiliyor. Üstelik metroda ya da havaalanında, yorucu seyahatlerin ardından kısa bir şekerleme yapmak ise hepimizin aklından geçen bir dinlenme metodudur.
Nature Neuroscience dergisinde yer alan habere göre, Amerikalı araştırmacıların fareler üzerinde yaptığı bir çalışmada, hücre büyümesini sağlayan enzimler verilerek omurilikteki sinirler canlandırıldı. Bu teknik, görme yetisinin yeniden kazandırılabilmesi için göz sinirlerini onarmada yürütülen çalışmanın bir benzeri.
Notre Dame Tıp Okulu öğretim üyesi psikiyatrist Lawrence Lam tarafından Çin’de gerçekleştirilen araştırma sonuçlarına göre, günde en az 5 saatini bilgisayar başında ve ağırlıkla internette gezinerek geçiren gençler bağımlılık emareleri göstermeye ve sosyal iletişime ilgilerini yitirmeye başlıyor.
İngiliz bilim insanlarının araştırmasına göre genetiği değiştirilmiş hayvanlar, insan sağlığıyla ilgili çalışmaların gözdesi oldu. Sanger Enstitüsü’nden Prof. Allan Bradley’e göre denek olarak en çok fare, balık, sıçan ve kuş kullanılıyor. Bradley, bu hayvanların kullanımının artarak süreceğini, ‘normal’ hayvanların deneylerde kullanımınınsa azalmayı sürdüreceğini belirtti.
ABD'de yapılan bir araştırma, aşkın da uyuşturucu gibi bağımlılık yaptığını ve beyinde aynı noktaları harekete geçirdiğini kanıtladı. Aşk acısının ve terk edilmenin neden pek çok kültürde cinayet, intihar ve depresyon gibi sorunlara neden olduğu da böylece açıklığa kavuşmuş oldu. İtalyan Adnkronos haber ajansında çıkan habere göre, Stony Brook Üniversitesinden bir grup bilim adamı, sevdiği kişiyi kaybedenlerle madde bağımlılarının beyninin aynı bölgelerinin faaliyete geçtiğini ve bu süreci atlatmamın kokain bağımlılığından kurtulmak kadar zor olduğunu belirtti.
Bakteri sayım testleri, cep telefonları üzerinde kabul edilebilir oranın 10 üzerinde bakteri olduğunu gösteriyor. Şöyle de ifade edebiliriz, cep telefonları, tuvaletlerdeki sifon kolundan çok daha fazla bakteri halkın deyimiyle “pislik” barındırıyor.