Avrupa İş Melekleri Ağı EBAN’ın birinci görevi, melek yatırım konusunda bilinç oluşturmak
Avrupa’daki iş meleklerini bir araya toplayan, Avrupa İş Melekleri Ağı (EBAN) 27 ülkeden 100’den fazla kurumu bir araya getiriyor. EBAN İdare Müdürü Claire Munck, ağın, kurulduğundan bu yana üyeleri için katma değeri yüksek bir dizi hizmet sunduğunu söylüyor. Munck’a göre EBAN ‘eşleştirme görevi’nin çok ötesine geçiyor ve tüm piyasayı temsil ediyor.
Avrupa İş Melekleri Ağı (EBAN), 1999 yılında, Avrupa’nın önde gelen iş melekleri ağlarından oluşan bir grup tarafından, EURADA (Avrupa Bölgesel Kalkınma Ajansları Birliği) ile Avrupa Komisyonu’nun mali desteğiyle kuruldu. EBAN’ın amacı iş meleklerinin bölgesel ekonomik kalkınmadaki rolleri hakkında tüm Avrupa’yı bilinçlendirmek, girişimcileri ve yatırımcıları bir araya getirmek. Kurulduğu günden beri EBAN, aşağı yukarı 20 üyeli bir organizasyondan, 27 ülkede kurulu 100’den fazla üye kurumu içinde barındıran büyük bir birliğe dönüştü. Türkiye’nin de üyesi olduğu EBAN, günümüzde Avrupa’da faaliyet gösteren 320 iş melekleri ağından yaklaşık 250 tanesini temsil ediyor.
Avrupa’daki yatırım piyasasını temsil eden EBAN, melekler piyasasında araştırmalar yapmak, gerçekleri ve eğilimleri tespit etmek, en iyi uygulamaları tanımlamak gibi hizmetler de veriyor. EBAN İdare Müdürü Claire Munck, EBAN’nın basit bir eşleştirme görevi yapmadığını, bu konudaki bilinçlendirme çalışmalarına katıldığını ve yatırımların artmasında büyük katkı sağladığını söylüyor. Munck, EBAN ile ilgili merak ettiğimiz soruları yanıtladı.
EBAN’in fonksiyonları nelerdir?
EBAN, geleneksel olarak, Brüksel’de, Avrupalı karar vericilerin nezdinde iş melekleri yatırımcıları ile iş melekleri ağlarının çıkarlarını koruyor. EBAN’ın, ticari bir birlik olarak, bölgesel inovasyonun ön aşamalarının finansmanında iş meleklerinin rolünü ve ticari işletmelerin bilinirliğini sağlamak, yatırımcılar ile girişimciler arasında görüşmelerin yapılmasını kolaylaştırmak, iş melekleri ağlarının rolünü tanımlamak üzere kamu yetkililerini bilinçlendirmek gibi önemli görevleri var. Sermaye açığını kapatmak üzere çalışan tüm aktörleri temsil etme çabası içinde, girişim sermayesi fonlarının kurulumunu desteklemek için tam katkı sağlıyor. Söz konusu sermaye açığı, şirketin bulunduğu ülke, sektör gibi faktörlere bağlı olarak 50 bin Euro ile 3 milyon Euro arasında değişiyor. Bu koşullar altında, henüz kuruluş aşamasında bulunan şirketler, kendi işlerinin finansmanında en büyük zorluğu yaşıyorlar. Çünkü bu tür bir finansman son derece riskli ve/veya bu şirketlerin işleri için herhangi bir teminatları bulunmuyor.
Hedef yatırım piyasasını büyütmek
EBAN’a nasıl üye olunuyor?
İş melekleri ağlarından oluşan federasyonlar, ülkelerarası, ulusal, bölgesel ve yerel etki alanına sahip iş melekleri ağları, başlangıç aşamasındaki giriş sermayesi fonları, Avrupa’da başlangıç aşamasındaki yatırım piyasasının tanıtımını yapan diğer kurum ve kuruluşlar EBAN’a üye olabiliyor.
EBAN’ın hedeflerini biraz daha açıklayabilir misiniz?
Hedeflerimizi şu şekilde sıralayabilirim:
- Avrupa’daki başlangıç aşamasındaki yatırım piyasasını temsil etmek,
- Melekler piyasasında araştırmalar yapmak, gerçekleri ve eğilimleri tespit etmek,
- En iyi uygulamaları tanımlamak ve paylaşmak,
- Avrupa’daki iş melekleri ağları ile başlangıç aşamasındaki fonların rolünü anlatmak ve bilinirliklerini sağlamak,
- Sektördeki aktörler arasındaki sinerjiyi ve ağ oluşturma fırsatlarını ortaya çıkarmak,
- Avrupa’da profesyonel yapılar ile kalite standartlarının ortaya çıkmasını sağlamak,
- Melekler ve başlangıç aşamasındaki yatırımlar endüstrisini ve hareketlerini desteklemek.
İş melekleri ağlarının şirketlere sunduğu hizmetleri anlatabilir misiniz?
EBAN’ın, ticari bir birlik olarak, iş melekleri veya girişimciler ile doğrudan bir teması yok. Yıllar içerisinde iş melekleri ağları, üyeleri (iş melekleri) için katma değeri yüksek bir dizi hizmeti, risk sermayesi için kendilerine gelen girişimcilere sunmak üzere, basit bir ‘eşleştirme görevi’nin çok ötesine geçtiler. İş meleklerince sunulan hizmetler arasında, melekler ve girişimcilere eğitim hizmetleri verilmesi, şirketlerde iş melekleri katılımını arttırmak için ek yatırım fonlarının kurulması, ticari faaliyetlerde birlikte yatırım yapmaları amacıyla birden çok melek için sendikalaşma fırsatlarının yaratılması gibi katkılar yer alıyor.
Şirketler, özellikle de KOBİ’ler için girişim sermayesi, iş melekleri ve çekirdek fonların önemi nedir?
Çok az sayıda şirket, girişim sermayesi finansmanı için uygundur. İster iş melekleri olsun, isterse girişim sermayesi fonları olsun, girişim sermayesi yatırımcıları yüksek büyüme potansiyeline (yıllık yüzde 20) sahip özel teknolojiler veya iş modelleri ile ilgileniyorlar. KOBİ’lerin sadece yüzde 4’ü girişim sermayesi finansmanından faydalanabilir. Ancak bu işletmeler, yenilikçi doğaları nedeniyle, önümüzdeki on yıl içinde bulundukları ülkedeki istihdamın aşağı yukarı yarısını sağlayacaklar. İş melekleri, yüksek potansiyele sahip, başlangıç aşamasındaki KOBİ’ler için kritik bir rol oynuyorlar. Çünkü melekler, bu işletmelere sadece sermaye temin etmekle kalmıyor, aynı zamanda işletmelere akıl hocalığı da yapıyorlar.
Kriz en çok başlangıç aşamasını etkiledi
İşin çok başında olanlar ne yapıyor?
Bir girişimci bir işletme kurduğunda, başlangıç aşamasında gerekli olan fonları, ailesi, arkadaşları ve kendi kaynaklarından temin eder. Bu dönemde bankalar, muhtemelen söz konusu girişimcinin işletmesini finanse etmezler çünkü henüz söz konusu işletmede teknolojinin kullanımı problemlere yol açıyordur veya işletmenin kendini ispatlamış bir piyasası yoktur. Halihazırda, girişim sermayesi fonlarının toplam yatırımı 3 milyon Euro’dan az. Bu nedenle, 25 bin Euro ile 3 milyon Euro arasında değişen mali ihtiyaçlar için girişimciler, girişim sermayesi şirketlerinin söz konusu işle ilgilenecekleri bir aşamaya gelebilmek amacıyla, bireysel iş melekleri, iş melekleri sendikaları, ek yatırım fonları ve başlangıç aşamasındaki fonlarla kurulan yan yatırımlardan finansman temin etmeye çalışmalı. Bu sermayelerin miktarı, sözleşme başına 25 bin Euro ile 75 bin Euro arasında değişiyor. Şirketlerin karşı karşıya kaldıkları ‘sermaye boşluğu’ şu şekilde açıklanabilir: Mevcut krizde en büyük sıkıntılardan biri, ileriki aşamalarda aktif olan yatırımcıların yatırımın başlangıç aşamasında giderek artan bir şekilde sorumluluk almaktan kaçınmaya başlamaları.
İş melekleri, yatırım yapmak için, şirketlerin yenilikçi fikirlerini hangi kriterlere göre seçiyorlar?
İş meleklerinin, yatırım yapılacak potansiyel şirketlerde aradıkları kriterler şunlar:
• Mevcut ve kapsamlı bir iş planı
• Güçlü ve kendini işine adamış bir yönetim ekibi
• İspatlanmış piyasa
• Yüksek büyüme potansiyeli / ölçülebilirlik / güçlü ticari öngörüler (3 yıl için 5 milyon Euro)
• Fikri eserlerin korunması
• Paraya dönüştürülmeden önceki gerçekçi şirket değerlemesi
• Çıkış stratejisi
Ancak tüm bunların yanında en önemli olan, girişimcinin nitelikleri.
Türkiye’de iş meleği kültürünün değişmesi gerekiyor
Şirket başına ortalama yatırım miktarı hakkında bilgi verebilir misiniz?
EBAN, her yıl, iş melekleri ağlarından gelen piyasa bilgilerini toplar. Kurum, halihazırda, 2008 faaliyetleri için toplanan verileri kesinleştiriyor. Anlaşma başına ortalama yatırım miktarı 2007’de şirket başına yaklaşık 170 bin Euro’ydu.
Yenilikçi bir iş sürecinde hangi adımda devreye giriyorsunuz?
İş melekleri, genel olarak, şirketlerin çekirdek finansman ve kuruluş (başlangıç aşaması) aşamalarında yatırım yaparlar. Biz çekirdek finansman sırasında, bir girişim başlangıç aşamasına ulaşmadan önce, bir başlangıç konsepti araştırmak, değerlendirmek ve geliştirmek için finansman teminine aracılık ederiz. Başlangıç aşamasında şirketlerin ürün geliştirme ve başlangıçtaki pazarlama faaliyetleri için finansman temini için devreye gireriz. Başlangıç aşamasındaki diğer bir faaliyetimiz ise ürün geliştirme aşamasını tamamlayan, ticari üretim ve satış faaliyetlerine başlamak için ek fonlara gereksinim duyan şirketlere finansman temin etmek.
Türkiye hakkında bu konudaki gözlemleriniz neler?
Yüksek düzeyde bir inovasyon kültürü ve girişimci ruhu taşıyan ve büyük bir pazarı olan Türkiye’de yüksek büyüme potansiyeline sahip şirketleri desteklemek için iş meleği kültürünün gelişmesi gerekiyor. Türkiye’deki iş melekleri ağlarının, iş meleklerinin oynadığı rol hakkında insanları bilinçlendirmek ve bu piyasanın gelişimini hızlandırmak. Bu aşamada, kamu kurumlarına da önemli görevler düşüyor:
- İş melekleri kültürünün gelişimine destek olmalılar.Türkiye’den çeşitli rol modelleri ile başarı hikayelerinin tespit edilmesinin de bu noktada çok büyük bir önemi var.
- Türkiye çapında, profesyonel iş melekleri ağlarının gelişimine destek olmalılar.
- İş meleklerinin dahil olması sayesinde kuruluş aşamasının henüz başında yapılan anlaşmaların kalite ve adedini arttırmak üzere iş melekleri ve girişimciler için eğitim programları desteklenmeli.
- Türkiye’deki iş melekleri için, meleklere destek olmak üzere mali teşvikler, kamu ve özel ortaklıkların yan yatırım fonları şeklinde kurulumu gibi unsurları da içeren avantajlı bir ortam yaratılmalı. Ayrıca kamu kurumlarının, diğer mal varlığı değişimi fırsatları karşısında, şirketlerin başlangıç aşamasında finanse edilmesi açısından net bazda yüksek değere sahip bireylerin de katılımını teşvik etmeleri önemli.
Türkiye için önerileriniz var mı?
Bir sonraki yıllık EBAN Kongresi, ODTÜ Teknokent tarafından 15-16 Nisan 2010 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek. Her yıl düzenlenen bu etkinlik, iş melekleri ile başlangıç aşamasındaki yatırımlar piyasasının mevcut durumunu görüşmek üzere 30 ülkeden 300 katılımcıyı bir araya getiriyor. Umarız, Türkiye’deki iş melekleri piyasası adında uygun bir ekosistemin yaratılmasına katkıda bulunmak üzere, potansiyel yatırımcılar, iş melekleri grup müdürleri, başlangıç aşamasındaki fonların yöneticileri, siyaset yapıcılar ve benzeri kişilerden yüksek oranda bir katılım olur. Bu etkinlik, Avrupa çapındaki en iyi uygulamalar hakkında bilgi sahibi olma ve diğer meleklerle bir ağ oluşturma fırsatı yaratacak.