Asıl zorluğu proje koordinasyonunda yaşadık
-
BAŞARILI İŞ SONUÇLARI
-
Haber Merkezi
-
01 Haziran 2011 Çarşamba
-
- Yazdır
-
PDF
1989 yılında Tekfen Yatırım ve Finansman Bankası A.Ş. adıyla kurulan bankanın, kısa sürede kurumsal ve yatırım bankacılığı alanlarında sektörün önde gelen kuruluşları arasındaki yerini aldığını ifade eden Eurobank Tekfen Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Soner Ersoy, yapılan büyüme planlarını sağlayacak altyapı değişikliğini 2010 yılında hayata geçirdiklerini anlatıyor.
Müşterileriyle uzun soluklu ilişkiler kurmayı hedefleyen bankanın, kambiyo yetkisine sahip 57 şubeyle çözüm sunmak istediğini söyleyen Ersoy, şubeleşme ve yeni müşteri segmentlerinde büyümek için alt yapısını değiştirme zorunluluğuyla karşılaştığını ve gerekli adımları attığını ifade ediyor.
2009 yılı Kasım ayında projeyi başlattıklarını anlatan Ersoy, 9 ay gibi bir sürede tüm bankacılık platformu iş süreçlerini ve yönetimi sistemlerini yenilediklerini belirtiyor. Ersoy, Temmuz ayında hayata geçirilen proje kapsamında internet bankacılığı ile ATM'leri yenilediklerini ve yeni fonksiyonlar eklediklerini, aynı kapsamda bir de çağrı merkezinin kurulduğunu ifade ediyor. Sistem değişikliği ile birlikte bankanın hizmet sunumu, ürün satışı ve kanallarının kullanımında önemli sayılabilecek ilerlemeler görüldüğünü dile getiren Ersoy, çalışmayı sadece BT grubu olarak değil, bankanın genelinde yapılması gerekli değişiklikler olarak projelendirerek bunun yaygın bir biçimde kabulünü sağladıklarını belirtiyor.
Ersoy, projenin yönetime kabul ettirilmesinde karşılaştıkları zorlukları ifade ederken, bankanın teknoloji altyapısının bir hafta sonunda değiştirilmek durumunda olduğuna dikkati çekiyor; "Bu, başlı başına bir zorluğu ifade ediyor. Ek olarak tüm kullanıcılara yeni sistemlere istinaden eğitimlerinin verilmesi ve bu yeni kullanıma ilişkin alışkanlıkların kazandırılması diğer önceliklerimiz oldu. Aynı zamanda hafta sonunda yaptığınız bu değişiklik, data aktarımı, sistem yedekleme ve bankanın hizmetlerinin devamlılığı perspektifinde başlı başına riskleri olan bir şeydi. Tüm bunları biz öncesinden öngörerek ve planlayarak gittik."
Kendileri için asıl zorluğun projenin koordinasyonunu sağlamada yaşandığını belirten Ersoy, sonrasındaysa geçişte karşılaşılabilecek olası zorlukların öngörülmesiyle ciddi bir durumla karşılaşmadıklarını ifade ediyor. Proje ile ana bankacılık sisteminin değiştirildiğini, şubelerin perakende bankacılık hizmetleri verecek şekilde yeniden yapılandırıldığını ve yeni şubelerin devreye alındığını anlatan Ersoy, bunun lansmanı tamamlanan yeni ürün ve projelerde de pozitif bir etki yarattığını vurguluyor. Ersoy, projeyle birlikte, 5 yıllık plan dahilinde önemli bir konumda bulunan tek numaradan erişilebilir çağrı merkezi projesinin de 2010 yılında devreye alındığını ifade ediyor.
Projenin, ATM'lerden fon alım / satımı gibi fonksiyonların devreye alınmasını sağlarken, internet bankacılığında kısıtlı sayılabilecek fonksiyonları zenginleştirdiğini anlatan Ersoy, bunun sonucu olarak 6 ay gibi bir sürede internet bankacılığı tarafındaki müşteri sayısının yüzde 50 oranında arttığını kaydediyor. Ersoy: "Bu, maliyetlerimizi şubelerden alternatif kanallara aktarmak adına da iyi bir geçiş oldu. Dolayısıyla, müşterilerimize verdiğimiz hizmetlerde hem kalite hem de hız bağlamında ciddi iyileşmeler yaşadık. Yeni BT altyapısıyla beraber yeni ürünlerimizi daha kolay ve hızlı hayata geçirebilir olduk" değerlendirmesini yapıyor.
Projenin sahiplenilmesinin projede en önem verdikleri konu olduğunu belirten Ersoy, herkesin değişime hazır olmasının işlerini kolaylaştırdığını ifade ediyor. Bu çerçevede, iletişim konusunda da ayrı planlamalar yaptıklarına işaret eden Ersoy, sağladıkları başarıyı: "Tüm kullanıcıları eğitimden geçirdik, hafta sonlarına kullanımı hızlandırmak adına pratik seansları yaptık. Özellikle tüm çalışanlarımıza değişim yönetimi konusunda eğitim verdik. Bu eğitimlerin sayesinde sahiplenme oranı da arttı" cümleleriyle özetliyor.