18 Mayıs 2012 Cuma
Sitene Ekle

Çalışan leb demeden leblebiyi anlamalı

İş süreçlerinde daima yedekli çalıştıklarını belirten Net Yazılım CIO'su Şahin Ciner, bu nedenle tedarikçi tarafından özel bir beklentilerinin olmadığını ifade ediyor.
Powered By HP

Hiç bir zaman çözüm ortaklarından gelebilecek bir olumsuzluğun kendileri için söz konusu olmadığını söyleyen Ciner: "O nedenle bir olumsuzluk bizi etkilemez. Örneğin, şu an için bir fiber bağlantımız varken, back up olarak bir de GSM bağlantımız vardır. Donanımsal manada bütün uygulamalarımızın back up'ı var. Dünyanın en iyi ekibi olduğunu düşündüğümüz bir ekibimiz var. Bunlar 7/24 sistemi kontrol ederler" diyor. 

Atatürk Üniversitesi, İşletme Fakültesi mezunu olduğunu anlatan Ciner, Buca Eğitim Enstitüsü ve ODTÜ'de de bir süre başka alanlarda eğitimler aldığını belirtiyor. Genellikle ticari işletmelerde yöneticilik yaptığını vurgulayan Ciner, 1986 yılında ise programcılıkla tanıştığını anlatıyor: "O yıllarda dış ticaret yapıyordum ve bunu yönetmek için bir program yazdırdım. Sonrasında, yazılımı sevmemle birlikte bu firmayı kurdum. Aynı dönemlerde Türkiye'de yazılım satın alınmasına çok ciddi paralar ödendiğini gördüm ve arkadaşlarla, bunun nasıl aşılabileceği konusunda fikir yürütmeye başladık. 1995 yılında Almanya'da bir CeBIT ziyaretimiz oldu. Orada yazılımı, her şeyin insanla yapıldığını gördük. Döndüğümüzde Türkiye'nin milyonlarca dolar ödediği, 3 boyutlu tasarımla yapılan bir uygulama geliştirdik. Bu, dünyada 17 ülkede kullanıldı. Binlerce kullanıcımız oldu. Bunu görünce bir şeyler yapabileceğimizi hissettik ve kendimizi Türkiye'nin dış ticaretine adadık. Bunun için de par kazamayı ön planda tutmayarak Koza Linux'a karar verdik. Bu konuda Gümrük Müsteşarlığı'ndan danışmanlık teklifi alan bir ekip haline geldik."

Müşteri, proje geliştirme, donanımı ayakta tutma, güncelleme gibi faaliyetlerin çok sayıda fazının olduğunu söyleyen Ciner, tüm bunları yerine getirecek bir ekiplerinin olduğunu, tüm bunların zamanlamasını kendisinin yaptığını kaydediyor. Şahin Ciner, hangi yatırımın, ne zaman yapılması gerektiği ile bunların hangi teknolojiyle ve nereye yapılması gibi sorulara kendisinin cevap bulduğunu ifade ediyor. Ciner, sözlerini şöyle sürdürüyor: "Ekiplerin planlanması, ekip içinde eğitim, müşteri memnuniyeti tüm bu beklentilerin göbeğinde yer alıyor. Dünyada bir örneği daha olmayan, müşterilerin tüm sorunları kendi veri tabanlarına, bir kopyası ise bizim veri tabanımıza düşüyor. 'Sorun-İstek' adını verdiğimiz modül ile kullanıcıların istekleri bizim modüllere de düşer ve biz de gerekli yerlere yönlendiririz. Bununla biz tüm dünya için ideal bir sistem oluşturduk."

İşe bağlılığın, benimsedikleri en temel prensipleri olduğunu belirten Ciner, şirketlerinde çalışanların ortalama 13 - 14 yıldan bu yana görev yaptıklarını özellikle belirtiyor ve ekliyor: "O nedenle, bizimle çalışan arkadaşlar bize pozitif enerjisini verebilecek kişiler olmalılar. Biz profesyonellerle çalıştığımız için konularını iyi bilen kişiler olmalılar. Aradığımız bir diğer özellik: çalışan kişilerin mutlak surette IQ'larının yüksek olması. Zira yaptığımız projeler bunu gerektiriyor. Leb demeden leblebiyi anlamalılar."

BT yatırımlarını yaparken, teknoloji bakımından gereklere uymasını, ekonomik olmasını ve modüler olmasını tercih ettiklerini söyleyen Ciner, donanım ürünlerine olan yatırımlarda ise müşteri hizmetlerinin aksamaması için "ömür boyu" ürünler olmasına dikkat ettiklerini ifade ediyor. Ciner, yurt dışından yazılım ürünleri tedarik etmek durumunda kaldıklarındaysa bunlara sürekli destek sağlayabilecek firmaları seçtiklerini belirtiyor.

Teknoloji ilerledikçe blade sistemlerin yaygınlaştığını anımsatan Ciner, gelecekte blade teknolojinin egemen olacağını düşünüyor. Kendilerinin de bu yönde tercih yaptıklarını söyleyen Ciner; "Diğer yandan internet hızları tartışmalı olmaktan çıktı. Bunlara paralel olarak mobil uygulamaların çok geliştiğini düşünüyorum" diyor. Web uygulamaları alanında bir kirlilik yaşandığı değerlendirmesini yapan Ciner, bu kapsamda e-ticaretin daha düzenli yapılması için daha ayrıntılı ele alınması gerektiğini belirtiyor. Güvenliğin, gelecekte çok daha fazla ele alınacak konular arasında olduğunu belirten Ciner, sistemlerinin güvenliği için bir beyaz hacker grubu ile çalıştıklarını anlatıyor: " Zaman zaman yaptırdığımız testlerle ağımızın güvenliğini deniyoruz. Adları dünyaca bilinen arkadaşlar açıklarımızı tespit edip bizleri haberdar ediyorlar. Biz de böylelikle açıklarımızı gidermiş oluyoruz."

CIO'luğun zorlu ve keyifli yanlarını sorduğumuz Ciner, işinden çok zevk aldığını belirtirken, "hiç tatil ihtiyacı hissetmediği" şeklinde alışılmışın dışında bir cevap veriyor.

Bunda sahip olunan işin çok önemli bir payının olduğunu söyleyen Ciner, sözlerini şöyle tamamlıyor: "Günde ortalama 14-16 saat çalışıyorum. Her gün 05:30'da kalkıyorum. Evde güvercinlerim var. İşime motosikletimle geliyorum. Günün işlerini planlamanın ardından biraz müzik çalışırım. Ofisten de herkes çıktıktan sonra ayrılırım. Evime gittiğimde de yine güvercinlerimle ilgilenirim; müzik yaparım. Bazen canım çeker motoruma atlar Adıyaman'a gider, orada çadır kurar, biraz kalır geri gelirim. O nedenle tatile ihtiyacım yok. Ben, şahsen iş hayatının hiç bir zorlu yanıyla karşılaşmadım."

LTE Forum 2012
GÜNÜN DİĞER HABERLERİNDEN
Bosch'dan Türkiye'ye 300 milyon dolarlık yatırım