18 Mayıs 2012 Cuma
Sitene Ekle

CIO'luk, yönetici vasıflarının yüksek olmasının beklendiği bir meslek

CIO'nun, iş ciddiyetinin yanı sıra farklı bakış açılarına da sahip olabilmesi gerektiğini belirten Bpet Bilgi İşlem Müdürü Ümit Demir, BT liderlerinin günün şartlarını en iyi şekilde değerlendirebilecek, liderlik vasıflarına haiz kişiler olmaları gerektiğini ifade ediyor.
Powered By HP

CIO'ların, güncel olmalarının beklendiğini söyleyen Demir; "teknolojiyi yaratan kişiler olduğumuz için hep bir adım önde olmak zorundayız. Bu iş sadece bir sistem odasını yönetmekten ibaret olmadığı için aynı zamanda vizyoner olmalıyız" diyor.

1977 yılında İstanbul'da doğduğunu ve ortaokula kadar İstanbul'da okuduğunu anlatan Demir, babasının tayini sebebiyle orta ve lise eğitimini Mersin'de tamamladığını, 96 yılında Van 100'ncü Yıl Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü'nden mezun olduğunu ifade ediyor. Mezun olur olmaz ilk kariyerine Mersin'deki bir bilgisayar firmasında Teknik Servis Müdürü olarak başladığını söyleyen Demir, 98-99 yıllarında, şu anki adıyla Nexus Holding'de programcı olarak çalıştığını, burada ağırlıklı olarak Endüstri Otomasyon projelerinde görev aldığını ve programcı kadrosunda yer aldığını belirtiyor. 2000 yılında askerden döndükten 2005 yılına kadar proje kapsamında endüstri otomasyonu bağlamında çalıştığını anlatan Demir, 2005'te Balpet'te işe başladığını ve O gün bugündür burada görev yaptığını anlatıyor.

Şirketinin kendisinden yeni sistemlerin oluşturulması, bunlara bağlı iş süreçlerinin yaratılması, bilgilerin korunma altına alınması, uygun teknolojilerin seçilmesi ve bunların geliştirilmesi ve tüm bunlar için araştırmaların yapılması beklentisi içerisinde olduğunu ifade eden Demir, bir akaryakıt şirketinde CIO olmanın çok bir farkının olmadığını belirtiyor.

Teknolojinin, oldukça hızlı ilerlediğine dikkat çeken Demir, bu nedenle BT projeleri gerçekleştirilirken projenin bir anda geri bir teknoloji halini alabilme riskinin olduğunu belirtiyor. Ümit Demir, proje esnasında karşılaştıkları durumlar ve tedarikçiler ile şirketi arasındaki ilişkiyi şu şekilde özetliyor: "Biz, bunları yaparken yatırım ve projelerin şirkete katacağı değeri ve kullanılabilirliğini ölçüyoruz. Bundan sonra yatırımın ömrünü ve maliyetini hesaplıyoruz. En son ürünü almak her zaman en uygun bir çözüm olmayabiliyor. Bazen yurtdışında gördüğümüz bir teknolojiyi test etmek istiyoruz. Tedarikçilerle görüştüğümüzde bizimle aynı dili konuşabilecek satış ve destek elemanlarıyla görüşemeyebiliyoruz. Bazen, sadece marka-model ve fiyat bilgisi vererek yardımcı olmaya çalışıyorlar, ancak bu pek yeterli olmayabiliyor. Bu konuda tedarikçi firmalar eksik kalıyor. Zaman zaman tedarik süreçlerinde bir takım sorunlar yaşayabiliyoruz. Bir ürün istiyorsunuz tek tedarikçisi var. Size bazen 4 ila 6 hafta arasında bir süre verilebiliyor. Bu bazen teknoloji anlamında çok uzun bir süreyi ifade edebiliyor. Yeni bir teknolojiyi sadece sitede tanıtmak, eğitimsiz firmalara bayilikler vermek yerine bu ürünleri daha etkin buluşmalarda tanıtmalarını yeğliyorum. Sonuçta bizler de tüm yeni teknolojileri bilmek zorunda değiliz. Bizler de zaman zaman onların eğitimlerini ya da özelliklerini daha detaylı öğrenmek ihtiyacını duyuyoruz."

Teknolojinin çok hızlı ilerlediği görüşünü tekrarlayan Demir, bunun, bir taraftan iş ve yaşamı önemli ölçüde kolaylaştırırken iş süreçlerini zorlaştırabildiğini belirtiyor.  Teknolojinin, ilerleyen süreçte mobilitenin de katkısıyla bilgiye her an her yerden erişim sağlayacağına inandığını dile getiren Demir, mobilitede önemli adımların atılabileceğini düşünüyor.

Tüm proje ve sistemleri planlarken özellikle geleceğe açık ve genişletilebilir bir vizyonda bunları sağlamaya çalıştıklarının altını çizen Demir, çok stabil, sabit projeler üzerinde durmak yerine, mümkün olduğunca daha esnek sistem ve cihazları seçmeye gayret gösterdiklerini belirtiyor. 

Mesleğini sevmenin kişi için bir avantaj olduğu görüşünü paylaşan Demir, sözlerini şöyle sürdürüyor: "iyi bir CIO'luk bir anlamda CEO'luğa geçiş diyebilirim. Çünkü, bir şirkette CIO'nun hemen her birimle bir iş ilişkisi var. CIO'luk, yönetici vasıflarınızın ciddi biçimde yüksek olmasının beklendiği bir meslek. Bundan dolayı bazı firmalarda CIO'nun günün birinde CEO olabileceğini düşünebilirim. Bu, kariyer anlamında iyi bir avantaj. Dezavantajlarına gelirsek CIO'lar yönetici iş süreçlerine gelindiğinde zaman zaman sosyal hayatlarından fedakarlıklar yapabiliyor. Bazı projelerde ve üstlendiği pozisyonlarda bir takım riskler ve stres altında çalışmak zorunda kalabiliyoruz. Bu da zaman zaman sektörün bize verdiği dezavantajlardır diyebilirim."

CIO'ların teknolojiyle yarışan bir grubu oluşturduğunu belirten Demir, sorumluluklarının çok olması sebebiyle bunun beraberinde strese neden olduğunu ifade ediyor. Ümit Demir; "İşinize hakim olduktan sonra, işinizi sevdikten sonra, bir de çalıştığınız firmanın çizgisine özel şartlar size özel ise bence çok zevkli bir meslek" diyor. 

Sadece teknolojiyi takip etmenin yeterli olmadığının altını çizen Demir, CIO'ların ekip çalışması, vizyonerlik üzerine kendilerini geliştirmeleri gerektiğini söylüyor. Teknoloji departmanlarının şirketlerin dışa açılan kapılarını oluşturduğunu belirten Demir, departmanının geleceğe dönük ajandasını ise şu şekilde özetliyor: "2011 sonuna kadar otomasyon projemizi rayına oturmaya çalışacağız. 2012'deki süreçlerimiz otomasyon sistemi üzerine katma değerler katmak. Otomasyonu geliştirmeye devam edeceğiz. Otomasyon artık bizim ciddi bir parçamız oldu. Bu süreçte insan gücü ve teknoloji anlamında yatırımlar durmayacak. Diğer yandan şirketin büyümesine paralel kendi tarafımızda kaçırdığımız uygulamalar var.  Ve bunları gerçekleştireceğiz.

LTE Forum 2012
GÜNÜN DİĞER HABERLERİNDEN
Bosch'dan Türkiye'ye 300 milyon dolarlık yatırım