Lokal uygulamaların ardından web tabanlı uygulamalara geçildi
-
BAŞARILI İŞ SONUÇLARI
-
Haber Merkezi
-
26 Temmuz 2011 Salı
-
- Yazdır
-
PDF
İstanbul'da meydana gelen sel felaketinde pek çok işletmenin verilerini geri dönülemeyecek şekilde kaybettiğini belirten Net Yazılım CIO'su Şahin Ciner, kendilerinin de sunucuların korunması amacıyla "Data Center" adında bir Koza Linux uygulama projesi başlattıklarını ifade ediyor.
Dış ticaret firmalarının uluslararası hareketlerinde en önemli konuyu bir malın millileştirilmesinin ya da yurt dışına gönderilmesinin oluşturduğunu ifade eden Net Yazılım CIO'su Şahin Ciner, Gümrük Müsteşarlığı'na Avrupa Birliği'ne (AB) uyum çerçevesinde bir otomasyon projesi geliştirmeyi teklif ettiklerini, projenin ardından gümrük sisteminin her hangi bir aksaklık yaşamadan çalışmaya başladığını kaydediyor.
İş süreçleri arasında, malın antrepoya alınması, nakliyesi gibi standart işlemlerin olduğunu belirten Ciner, geliştirdikleri "Koza Linux" sistemine ilişkin şu bilgileri veriyor: "Gümrük Müsteşarlığı'nın 1995 yılında bu konuyu Avrupa Birliği'ne (AB) uyumluluk çalışmalarına bağlı olarak otomasyon kapsamına alma kararıyla birlikte biz de 1995 yılında bu konuyu bir proje olarak geliştirdik. O yıllarda henüz web tabanlı uygulamalar yoktu. Buna lokal uygulamalarla başladık. Fakat, 1997 yılında, bugünü o zamanlardan görerek artık bunun lokal uygulamalarla değil, web uygulamalarıyla olması gerektiğine karar verdik. Bunun ülke ekonomisine ve firmalara fazla bir yük getirmemesi için de açık kaynak kodlu bir işletim sistemi seçtik. Bu da zaten en popüler olan Linux idi. Açık kaynak kodlu bu sistemi, olduğu gibi kullanmaktan çok, Türkiye şartları ve proje özelliklerine uygun olması için herhangi bir Linux'u alarak üzerinde yaptığımız değişikliklerle "Koza Linux"a dönüştürdük."
Daha önce, 95 yıllarında lokal uygulamalarını kullanan müşterileri Linux sunucuya geçirmek için bir dizi etkinlik gerçekleştirdiklerini anlatan Ciner, bunun sonuç itibariyle şirketlere hem güvenlik, hem de ekonomik açıdan büyük değer getirdiğini belirtiyor. 2001 başlarında potansiyel kullanıcıları bilgilendirerek müşterilerini güncellemeye başladıklarını anlatan Ciner, bunu izleyen süreci şu şekilde anlatıyor: "Ama, bu bir sunucu gerektiriyordu. Koza Linux'un özelliği diğer işletim sistemleri gibi çok ciddi masraflar gerektiren, çok gelişmiş sunuculara ihtiyaç duymadan çok daha performanslı PC'lerde çalışabiliyordu. Sunucu sayıları 2007 yılına kadar 100'leri buldu. Bunlar, güvenlik ağırlıklı sistemler olduğu için yönetimini kullanıcılarımız değil, biz yapıyorduk. Bu, belli bir sayıyı geçtikten sonra bunlarla ilgili ciddi bir yönetim otomasyonu gerekti. Konuyu daha önemli sorunların yaşanabileceği öngörüsüyle ele aldık. Ciddi bir otomasyon projesi geliştirdik. Linux'un SSH kendi güvenliğinden bağlayarak uygulamalarını çalıştırdık. Bu uygulamalarla onları birer robot gibi yönetilebilir bir hale getirdik. Belli saatlerde açılması, gün içerisinde yedek alması, alınan bu yedeklerin analizlerinin yapılması, IP'lerinde olabilecek değişikliklerin anında yönetim birimine bildirilmesi işlemlerini gerçekleştirdik."
Koza Linux'un, web tabanlı bir uygulama olduğunu yineleyen Ciner, bu nedenle kullanıcılarda kurulu olduğu sürece uygulamalar üzerinde, uzaktan bile işlemlerin yapılabildiğini ifade ediyor. Kullanıcıların, internet çıkışlarını da belli portlar aracılığıyla sunuculara yönlendirdiklerini belirten Ciner, önceden, Gümrük Müsteşarlığı sistemlerinde bir arıza olduğunda bunun düzeltilmesi için uzun süre ofislerde kalınmasının gerekebildiğini hatırlatıyor.
Linux için herhangi bir virüs yazılamamasının bu sistemin ayrı bir avantajını oluşturduğunu kaydeden Ciner, 4300 civarında kullanıcının halihazırda sisteme bağlı olduğu bilgisini veriyor. Bunun, Türkiye ekonomisine her ay 3 - 4 milyon dolar tasarruf sağladığını ifade eden Ciner, ancak bunun görülmediğini söylüyor.
İstanbul'da meydana gelen sel felaketinde pek çok işletmenin sahip olduğu verilerini geri dönülemeyecek şekilde kaybettiğini belirten Ciner, kendilerinin de yüzlerce sunucuyu koruması amacıyla "Data Center" adında bir Koza Linux uygulama projesi başlattıklarını ifade ediyor. Sistemin, belirli aralıklarla kendi içinde yedek aldığını söyleyen Ciner, Data Center'ın çalışma saati bitince, gece yarısından itibaren bütün verileri veri merkezi sistemine kriptolayarak kayıt ettiğini anlatıyor.
Yazılım projesinin 1997 yılında başladığını ve 2001 yılında piyasaya çıktığını anlatan Ciner, bunun halen 4200 kullanıcı tarafından kullanıldığını belirtiyor. İlk fazı 4 yıl süren projede 10'larca geliştiricinin görev aldığını söyleyen Ciner, hiçbir ücret almadan Koza Linux'un içerisinde geliştirilen uygulama ile her hangi bir gümrükte görülen bir arızanın tüm dış ticaret kanalını kullanan yetkililere anında bildirilebildiğini, bu sayede tıkanıklıkların azaltıldığını sözlerine ekliyor.