CIO'nun görev tanımı ciddi biçimde değişti
-
CIO'LAR DİYOR Kİ
-
Haber Merkezi
-
16 Ağustos 2011 Salı
-
- Yazdır
-
PDF
Eskiden, sistemlerin çalışır durumda olmasının CIO için bir başarı kriterini ifade ettiğini belirten VakıfBank Bilgi Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ali Engin Eroğlu, günümüzde ise BT liderlerinden işi bilmeleri ve teknolojinin işe olan katma değerini bulup, sunmalarının beklendiğini söylüyor.
CIO yolculuğu hikayesine “Doğrusu başlarda bir CIO olmak için yola çıkmamıştım. Mühendisliği seviyordum ve işimi yapabildiğim kadar uzun ve iyi yapmaya niyetim vardı” sözleriyle başlıyor VakıfBank Bilgi Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ali Engin Eroğlu. Başlarda mühendislik ağırlıklı işlerde çalışan, ancak ikinci işinde takım liderliği, üçüncüsünde proje yöneticiliği ve hemen sonrasında ise müşteri ve kontrat yönetimi gibi sorumluluklar aldığını anlatıyor. “Ekip, proje, müşteri, kontrat yönetmek sizlere CIO olmak için gerekli kabiliyetleri kazandırıyor. Sonuçta yaptığınız işte başarılıysanız mutlaka birileri sizi fark eder ve bulunduğunuz yerden daha üst pozisyonlara taşır. Doğru işleri en iyi şekilde yaparsanız başarı kaçınılmazdır” diyor Eroğlu. Kendi ifadesiyle "CIO olma yoluna girişinin" bir önceki işinde belirginleştiğini söyleyen Eroğlu, kademe kademe CIO niteliğini kazandıran işlerde çalıştığını kaydediyor ve ekliyor: "Daha önceki görevim yine bir bankadaydı ve artık bu yola girdiğimi düşünmeye başlamıştım. Nitekim oradan buraya CIO olarak geldim.”
1995 yılında Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü'nden mezun olduğunu anlatan Eroğlu, henüz öğrenciyken çalışmaya başlamış. Arkadaşlarının kurduğu bir şirkette part time programcı olarak çalışmaya başladığını, sonrasında bir dönem bir ilaç firmasında yazılımcı olarak görev yaptığını belirten Eroğlu, daha sonra proje ağırlıklı çalışmalar yapan çok daha büyük bir şirkette görev aldığını dile getiriyor. Eroğlu, ilk işinde yazılım mühendisi görevini üstlenirken ikinci işinde yönetici vasfını kazandığını, zaman içerisinde projelerin ölçeğinin büyüdüğünü söylüyor.
CIO'ların görev tanımlarının zaman içerisinde değiştiğini ifade eden Eroğlu, “Eskiden sistemlerin çalışır durumda olması CIO için bir başarı kriteri idi. Bu değişti. Artık CIO’lardan işi bilmeleri ve teknolojinin işe olan katma değerini bulup, sunmaları ve kurup çalıştırmaları da bekleniyor. Sonuç olarak CIO artık işi de bilmek durumunda. CIO’lar da tıpkı CEO’lar gibi, kurumun ana işinden iyi anlamalı; kavramlarına, süreçlerine, inceliklerine, önceliklerine vakıf olmalı. Kurumun iş stratejilerini kendi alanına yani BT’ye projeksiyonunu iyi yapmalı” diye ekliyor.
Günümüzde CIO'lardan kurumun ana işini bilmelerinin beklendiğini dile getiren Eroğlu, bu görevin asıl sahibinin CEO'lar olduğunu ifade ediyor. Eroğlu, sözlerini şöyle sürdürüyor: "Günümüzde CIO'lardan, CEO'da olması gereken nitelikler bekleniyor. Bu bağlamda, teknoloji odaklı bir bakış açısından iş odaklı bir bakış açısına doğru kayma var. CIO'lardan iş süreçlerinin içinde yer almaları isteniyor. Eskiden iş birimlerinin talep ettiği uygulamaları hazırlayıp, bunun nasıl çalıştığını göstermeniz yeterliyken, bugün bunun çok daha fazlasını sunabiliyor olmanız isteniyor. Dolayısıyla, CIO'nun görev tanımı ciddi bir biçimde değişti."
Gelecekte, CIO'nun üzerindeki yükün daha da artmasının söz konusu olabileceği öngörüsünde bulunan Eroğlu, bunun bütün sektörlerde görev alan CIO'lar için söz konusu olabileceğini ifade ediyor. Teknoloji bilmeden CIO olunamayacağına işaret eden Eroğlu, ancak bunun için de bir teknoloji gurusu olunmasının gerekmediğini belirtiyor. Eroğlu, CIO'ların sahip olmaları gereken vasıfları değerlendirirken şu ifadelere yer veriyor: "Yönettiğiniz ekibin içinden çıkmadan iyi bir CIO olunabileceğine inanmıyorum. Nitekim, yönettiğiniz sistemleri bilmeden onlarla ilgili iş kararları verme şansınız pek yok. Teknolojiyle ilgili vermiş olduğunuz kararlar kimi zaman öyle kritik olabiliyor ki, gelecek yıllar içerisinde kurumunuzun istikameti bundan etkilenebiliyor. CIO'ların zaman içerisinde sektör bazlı CIO'lara dönüşmeleri gibi bir ihtimal bile söz konusu olabilir. Bunların dışında CIO'ların çalıştıkları ekibe ilham verebilecek, lider vasıflara sahip olmaları gerekiyor. Yeni dönemde CIO'nun, 'benden ne istiyorsanız söyleyin, yapayım' deme şansı kalmadı. O nedenle BT'de fikir üretip, iş birimlerine bunu götürüyor bir konumda yer almanız gerekiyor."
CIO'ların, birer CEO adayı olup olamayacakları sorumuza ise şöyle cevap veriyor Eroğlu: “CIO’ların ileride iyi bir CEO adayı olacakları gün gibi aşikar ancak bunun için belli bir olgunluk seviyesine gelinmesi gerekiyor.” Eroğlu, CIO'ların CEO olabilecek en iyi adaylar olduklarına henüz inanmadığını esprili sözlerle açıklıyor: “Egomuz CEO olmak için yeterince yüksek ama daha 40 fırını tamamlamadık bence.”
Finansın, 7/24 işleyen sistemleri dolayısıyla diğer sektörlerden önemli ölçüde farklılık gösterdiğini ifade eden Eroğlu, bu sistemlerde herhangi bir kesinti yaşandığında parayla ölçülebilir bir zararın ortaya çıktığına dikkati çekiyor. Eroğlu: "Dolayısıyla çok riskli bir iş. Bu bağlamda diğer kurumlardan bir farklılık söz konusu. Bizim sektörümüzde 7/24 kesintisiz işleyen bir yapı var. Bankacılık sistemlerinin yüzde 99.9'unun her halükarda ayakta kalması gibi bir zorunluluk söz konusudur" şeklinde konuşuyor.
Bir proje yaparken bunun geri dönüşünü hesapladıklarını ifade eden Eroğlu, iş birimlerinin projeye dönük ikna edilmesini de kendi görevleri olarak gördüklerini; projenin, yönetilebilir, işletilebilir olmasına dikkat ettiklerini belirtiyor. Tedarikçi cephesinde, satıp kaçmaya çalışan firmaları sevmediğini dile getiren Eroğlu, tedarikçilerin, yaptıkları işi iyi anlamış olmalarını, iyi anlatmalarını, satış sonrasında ise iyi bir servis hizmeti sunmalarını beklediğini anlatıyor.
Bazı tedarikçilerin, ellerinde iyi teknolojiler ve çözümler olduğu halde çözümlerini hayata geçiremedikleri değerlendirmesini yapan Eroğlu, bunun işi zora soktuğunu söylüyor. Eroğlu, tedarik sürecini, "İyi işleyen bir satın alma sürecimiz var. Satın alma sürecinde satın alınan ürün ve hizmetlerin dünya çapındaki referanslarına, Türkiye'deki etkinliğine ve tedarikçinin finansal durumuna kadar en ince ayrıntılarını değerlendiriyoruz ve sonrasında da tedarikçilere puanlar veriyoruz. Belli bir kriter puanının altında kalan tedarikçileri değerlendirmeye almıyoruz" şeklinde ifade ediyor.
Yakın bir gelecekte sektörde daha olgunlaşmış paket ürünler görüleceğini öngören Eroğlu, halihazırda bankaların tamamına yakınının kendi BT altyapılarını kurmuş vaziyette olduklarını söylüyor. Bankaların, kendi teknolojilerini geliştirme eğiliminin bir miktar azalacağını belirten Eroğlu, diğer taraftan tedarikçilerin iş gereklerini daha iyi kavrayıp, çok daha olgun iş programları pazarlayacaklarını tahmin ettiğini dile getiriyor.
Bulut bilişimin, zaten hayatın bir parçası olduğunu ifade eden Eroğlu, ancak, bulut bilişim kavramının olduğundan daha abartılı bir söylemle gündeme taşındığı değerlendirmesini yapıyor. Eroğlu, bu servislerin tam oturabilmesi için belirli bir olgunluk seviyesi gerektiğini belirtirken, şu an için bankaların bilgilerini kendi bünyeleri dışında saklamalarını engelleyen çeşitli hukuki engeller olduğu hatırlatmasını yapıyor.
VakıfBank'ın, kurumsal iletişimini sosyal medyaya entegre edebilmek için bir takım çalışmaların içerisinde yer aldığını açıklayan Eroğlu, sosyal medyanın tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinde kullanımının öncelikli hedefleri arasında olduğunu belirtiyor. Benzer şekilde bulut bilişimin bankanın altyapısında kullanılabilmesi için bir takım çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Eroğlu, mobil teknolojilerin, daha etkin bir dağıtım kanalı olarak kullanımı konusunda da çalışmalarının yoğunlaştığını kaydediyor.
"CIO olmak keyifli bir şey" diyen Eroğlu, yeni CIO'ların eskisine nazaran çok daha keyifli bir iş yaşamına sahip oldukları değerlendirmesini yapıyor. Günümüzde, teknoloji dünyasını yönlendirenlerin büyük teknoloji şirketlerinin başındaki CEO'lar olduğunu ifade eden Eroğlu, başka CIO’ları takip etmek yerine bu CEO’ları takip ettiğini söylüyor.
Hem kurumsal, hem de kişisel açıdan internet üzerinden araştırma yapmayı sevdiğini söyleyen Eroğlu, bunun önemli bir katkı sağladığını düşünüyor. Ekibini inovasyon anlamında heveslendirmeye çalıştığını belirten Eroğlu, bankanın sektör araştırmalarını yakın bir geçmişte kurduğu teknoloji ve iş ağırlıklı iki departmanı vasıtasıyla gerçekleştirdiğini sözlerine ekliyor.