Eğitimin yeni FATİH’i kim olacak?

  • Melih Çelik
  • 03 Kasım 2011 Perşembe
 FATİH Projesi telaffuz edildiğinden bu yana en çok konuşulan başlığı Türkiye’de üretilme şartı konulan tablet bilgisayarlar oldu. 

FATİH Projesi telaffuz edildiğinden bu yana en çok konuşulan başlığı Türkiye’de üretilme şartı konulan tablet bilgisayarlar oldu. Yalnızca yerli üreticilerin değil, dünyadaki büyük isimlerin de iştahını kabartacak ölçüde bir büyüklüğe sahip olan bu yeni alanda kıyasıya bir rekabet yaşanması bekleniyor. Bir yandan projenin diğer detaylarıyla ilgili hazırlıklar devam ederken, dünyadan da benzer projelere dair haberler ülkemiz medyasına yansıyor. Hem donanım hem de yazılım tarafında FATİH Projesi’ni kimler kazanır bilinmez ama, adı geçen firmaların sözbirliği etmişçesine “bekle gör” politikası uyguladıklarını ve uygun zamanı beklediklerini söyleyebiliriz.

Projenin kamuoyunda tartışılan yanı tablet bilgisayar kullanılacak olması, tartışılmayan yanı ise kullanılacak tablet bilgisayarların ne tür özelliklere sahip olacağı, işletim sisteminin ne olacağı ile güvenlik ve servis bakım aşamaları. Her bilgisayar gibi tabletlerin de belirli bir kullanım süresi olacağını düşündüğümüzde yanıtlanması gereken soruların sayısı da artıyor.

Görüş almak istediğimiz firmalar, söz birliği etmişcesine “elbette dahil oluruz, ama şimdilik bekleyip detayları görelim” politikası uyguladıkları için, projeye dahil olabileceği sinyalini veren şirketlerle, ülkemizde satışı olsun olmasın dünyada tablet üretimine soyunmuş şirketleri “adaylar” olarak ele almak istedik. Yerli oyuncular ve yabancı konuklar olarak iki ana başlık altında toplayacağımız bu isimler kimler, gelin, şimdi bunu ele alalım...

Türk oyuncular

Bu başlıkta sayabileceğimiz beş farklı firma bulunuyor; Vestel, Arçelik, Exper, Casper ve General Mobile. FATİH Projesi özelinde olmasa da tablet pazarına adımını atacağını duyuran ilk firma Vestel olmuştu. Ocak ayında ilk prototipini duyurarak bu alandaki yatırımlarını açıklayan Vestel, henüz resmen satışa başlamamış olsa da Manisa’daki tesislerinde bu ortamı hazırlayıp istenilen adetlerde üretim yapabilecek kapasitesiyle dikkat çekiyor. Bir diğer aday olan General Mobile ise Türkiye’nin ilk yerli üretim tablet bilgisayarı ünvanıyla ürettiği e-tab isimli ürünü için ön sipariş toplamaya başladı bile. Yerli firmalarımızdan Exper de Easypad isimli bir ürünüyle yerini almış durumda. Diğer üreticilerden Arçelik ve Casper da bu işe talip olduklarını açıklayan, ancak detaylar konusunda yorum yapmak için beklemede olan firmalar olarak listeleniyor.

Birlikten kuvvet doğar mı?

Ekim ayı gündemi, FATİH Projesi için Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün’ün bir çağrısına sahne oldu. Tablet bilgisayar üretimi için yerli üreticileri işbirliğine davet eden Ergün’e sektör temsilcilerinden yanıt gecikmedi. Genel kanı, “neden olmasın?” yanıtıyla şekillenirken, bu işbirliğinin hangi şartlar altında olabileceğinin tartışılması şimdilik uzak görünüyor.

Aslında benzer bir işbirliğine teknoloji geliştirilmesinde dünyanın en iyi ülkelerinden biri olan Japonya’da gerçekleşmek üzere. Tablet bilgisayarların en önemli komponenti olarak tanımlayabileceğimiz panel üretimi için harekete geçen Japon hükümeti, Toshiba, Sony ve Hitachi gibi üç büyük firmayı yanına alarak önemli bir yatırıma imza atmaya hazırlanıyor. Dünya genelinde artan talebi karşılamada büyük rol üstlenmesi beklenen bu yatırımda Japon Hükümeti kurulan şirkete yüzde 70 ile ortak olurken, kalan yüzde 30’luk kısım Sony, Toshiba ve Hitachi’ye ait.

Bakan Nihat Ergün’den gelen işbirliği yapın önerisine yanıt veren isimlerden Vestel Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu, kimin üreteceğinden çok üretimin yerli olmasının önemli olduğu vurgusunu yapıyor. “Önemli olan yerli üretim yapılması. Herkesin bir uzmanlık alanı var, kimi donanımda kimi yazılımda kimisi de montajda iyi.” Diyen Zorlu, gelen teklif için “Olumsuz bakmıyoruz, olmayız diye de bakmıyoruz. Büyüklük, küçüklük dışında teknik bilgi birikimi de önemli.” yorumunu yapıyor. Teklifin Bakan Ergün tarafından resmen değil, basın aracılığıyla yapıldığına dikkat çeken tek isim Ahmet Nazif Zorlu değil. Habertürk’ten Necdet Çalışkan’ın işbirliği çağrısıyla ilgili sorularını yanıtlayan Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı ve Arçelik Genel Müdürü Levent Çakıroğlu başından beri FATİH Projesi’yle yakından ilgilendiklerini belirtirken, projenin ilk adımı olan akıllı tahta alanında, Pardus işletim sistemi ile çalışan bir örneği CeBIT Fuarı’ndaki Tübitak standında sergilediklerini hatırlatıyor. Tablet üretimi alanında net bir yanıt vermeyen Çakıroğlu, sürdürülebilir ve rekabetçi bir iş modelinin oluşturulmasının, projenin başarıya ulaşmasını olumlu etkileyeceğinin altını çiziyor.

Rekabetçi olunması konusunda Vestel Şirketler Grubu İcra Kurulu Başkanı Ömer Yüngül de benzer bir yorum yapıyor. Doğru modelin önce envanter çıkarılması, üretim için mevcutların ve eksiklerin belirlenmesi, projeye dahil olacak şirketlerin güçlü ve zayıf yönlerinin belirlenmesi olduğu açıklamasını yapıyor. Rekabetçi olmak için milyonlarca adet üretim yapmak gerektiğine dikkat çeken Yüngül, her işte olduğu gibi yerli tablette de ölçek yakalanmalı, aksi takdirde yaşama şansı kalmaz yorumunu yapıyor.

FATİH Projesi’ni yakından takip ettiğini açıklayan aday firmalardan Casper’ın Yönetim Kurulu Başkanı Altan Aras Fakıllı, konunun yalnızca Türkiye boyutuyla ele alınmaması gerektiğini belirtiyor. “Büyük resmi görmek açısından felsefe olarak ortak üretim önerisini destekliyoruz.” diyen Fakıllı, Türkiye’nin Ortadoğu, Avrupa ve Afrika’nın üretim üssü haline gelebileceğine dikkat çekiyor.

2011 Şubat ayından bu yana Easypad modeliyle onbinlerce tablet satışı gerçekleştirdiklerini belirten Exper Genel Müdürü Orhan Korkusuz da ortak üretim fikrine olumlu bakan isimlerden. BT teknolojilerinde tablet üretiminin Türkiye için bir fırsat olduğuna dikkat çeken Korkusuz, CNBC-e kanalında katıldığı Finans Cafe programında, donanım üretiminde belirli alanlarda az sayıda üretici bulunduğunu belirtirken, yerlilik oranlarının yalnızca donanımın belirli oranda yerli olmasına değil, projenin toplamı içindeki yerlilik oranına bakılması gerektiğine dikkat çekiyor.

Yabancı oyuncular

 FATİH Projesi’nin şartnamesi henüz ortaya çıkmamış olsa da resmi ağızlardan belirtilen bir açıklama var: O da yerli firmalara ihalede yüzde 10’luk bir avantaj sağlanacağı. Bu açıklama aday küresel markaların şansını azaltmakla birlikte projeye olan ilgilerini azaltmıyor. Geçtiğimiz haftalarda Türkiye’yi ziyaret eden BlackBerry’nin üreticisi Research In Motion (RIM) Co-CEO’su Jim Balsillie, FATİH Projesi’ne olan ilgilerini bizzat birinci elden hükümet yetkililerine iletti. Diğer firmalar henüz net bir açıklama yapmazken, sahip oldukları teknolojileri daha çok yerli üreticiler üzerinden kullandırmaya yönelik bir strateji taraftarı olarak görünüyor.

Konuyla ilgili CNBC-e’deki FATİH Projesi konulu Finans Cafe programına katılan isimlerden Toshiba Türkiye Genel Müdürü Aytaç Biter, belirttiğimiz türde bir yaklaşıma sahip olduklarını, ancak Türkiye’de üretme fikri için de Japonya’da pek çok görüşme yaptıklarını açıklıyor. Toshiba’nın mobil dünyanın ilk üreticilerinden biri olduğuna dikkat çeken Biter, böyle bir vizyona sahip Toshiba’nın FATİH Projesi ile ilgilenmeme ihtimalinin olmadığını belirtiyor. Aytaç Biter’in aynı programda dile getirdiği, diğer katılımcılar Exper Genel Müdürü Orhan Korkusuz ve Index Grup CEO’su Erol Bilecik’in de onayladığı bir konu ise üretimin tam anlamıyla yerli olmasının küresel ekonomik koşullar dahilinde pek mümkün görünmediği. Tablet bilgisayar paneli üretimi için Japon Hükümeti’nin öncülüğündeki yatırımdan bahseden Biter, cihazın komponentleri konusunda ihtiyaç duyulan teknolojinin Türkiye’ye transferinin kısa vadede gerçekleşebilecek olasılıklar arasında yer almadığının altını çiziyor.

“Yüzde 100 yerlilik? Yüzde 50 belki!”

İşin tablet üretimi safhasına, yani donanımın bakıldığında sektör temsilcilerinin ortak görüşü resmen olmasa da dile getirilen yüzde 70’lik yerlilik oranının yakalanmasının ne kısa ne de uzun vadede mümkün görünmediği. Bugün işlemci ve tablet ekranı paneli olmak üzere çeşitli alanlarda üretim yapan firma sayısının bir iki elin parmaklarını geçmediğine dikkat çeken isimler, FATİH Projesi kapsamında Türkiye’de üretilmesi planlanan tabletlerin yerlilik oranının başlangıçta düşük seviyelerde olacağını, uzun vadede bir ihtimal yükselebileceği konusunda hemfikir. Normal bilgisayar üretiminden, komponent anlamında pek çok farklı teknolojiye sahip olunan tabletlerde telaffuz edilen yüzde 70’lik oran için işlemci ve panel haricinde kalan kısmın üretiminin ticari olarak tutarlı olmadığını belirten sektörün uzman isimleri, asıl yerlilik oranının tabletin üretiminde değil, projenin içerik ve servis alanlarında yoğun olabileceğini belirtiyor.

İşletim sistemi ne olacak?

Kamuoyunda tablet üretiminin Türkiye’de gerçekleştirilecek olması, tabletlerde kullanılacak işletim sistemi ve diğer yazılımların ne olacağı sorusunu gölgede bırakmış durumda. Bu noktada beş önemli aday bulunuyor: Microsoft, Apple, Google, RIM ve Tübitak.

Tabletlerin üretilme tarihine bakıldığında Microsoft’un bu alana Windows 8 ile dahil olacağını söyleyebiliriz. Microsoft, farklı üreticiler tarafından tercih edilebilir, ancak en çok satışı gerçekleştiren Apple’a baktığımızda, ancak tabletler kendi markasıyla olduğu takdirde iOS’un kullanılabileceği net bir gerçek. iOS ile birlikte tabletlerde en çok kullanılan Google’ın Android’i ise bir diğer önemli alternatif olarak karşımıza çıkıyor. Apple’dakine benzer bir durum, RIM’in BlackBerry’si için de telaffuz edilebilir. Geçtiğimiz haftalarda yeni BBX’i duyuran RIM, FATİH Projesi’nde PlayBook’lar kullanıldığı takdirde BBX ile sahne alacaktır.

İşletim sistemi tarafında son aday ise Tübitak bünyesinde geliştirilen Pardus. Ağustos ayında çıkan bazı haberlerde FATİH Projesi için Pardus kullanılacağı açıklansa da TÜBİTAK BİLGEM Pardus Proje Yöneticisi Erkan Tekman, Eylül ayı ortalarında yaptığı açıklamada ciddi bir teklif ya da fırsat oluşmadıkça mobil cihazlarda proaktif hareket etmeme kararı verdiklerini söylemişti.

Servis ve bakım

Tıpkı işletim sistemi gibi projenin servis ve bakım ayağı da henüz konuşulmayan başlıklar arasında bulunuyor. Üretilen tablet bilgisayarların Türkiye’nin dört bir yanındaki okullarda kullanılacağı, akıllı tahtaların ve ihtiyaç duyulan ağ altyapısının kurulumu ve sonrası ile arızalanan tabletlerin hangi koşullarda tamir edileceği ya da yenileneceği de netleşmemiş durumda. Türk bilişim sektörü açısından bakıldığında, bu aşama belki de en rahat gerçekleştirilebilecek olanı. Ülke genelinde hizmet veren pek çok kurum halihazırda mevcut, ancak projenin bu safhasının aktif olabilmesi için öncelikle akıllı sınıflar dahil tüm kurulum ve dağıtım işlemlerinin gerçekleştirilmesi, aktif kullanıma başlanması gerekiyor.

Şartname bekleniyor...

FATİH Projesi, bu anlamda sektörün neredeyse tüm oyuncularının kendi içlerinde hazırlık yaptığı, ancak ilk adımı atmak için daha fazla bilgi ve detay bekledikleri bir proje olarak karşımıza çıkıyor. Sistemin tam anlamıyla hayata geçmesi için ilk gereken ekipmanlardan biri olan akıllı tahtalar için bile şartname ve detaylar belirlenmemişken, tablet üretiminde kimin ne yapacağı bilgisi de haliyle net değil. Bu nedenle tüm firmalar başta ilgili bakanlıklar olmak üzere şartnameyi beklemeye devam ediyor.

Bilgilendirmenin artması gerek

FATİH Projesi’ne gerçek anlamda start verilebilmesi için öncelikle ihtiyaç duyulan detayların netleşmesi gerekiyor. Bunu sağlayabilecek olan ilk madde ise kuşkusuz şartname. 2 ila 3 milyar dolarlık bir büyüklüğe sahip olacağı öngörülen ve toplamda 8 milyar dolara ulaşması beklenen FATİH Projesi’nin şartnamesi için uzun ve detaylı çalışmalara ihtiyaç var. Editörün yorumu olarak şunu söyleyebilirim ki, projenin resmi sitesinde belirtilen,  “FATİH Projesi 2013 yılı sonuna kadar tamamlanacak.” hedefi, Türkiye’nin bir sonraki kuşağının daha sağlıklı koşullarda eğitim alabilmesi ve geleceğe gerçekten hazırlanabilmesi için revize edilebilir.

SON YORUMLAR